Karya veya Karia güneybatı Anadolu'da ana hatlarıyla günümüzdeki Büyük Menderes Nehri’nin güneyini, Muğla ilinin iç ve kuzey kısımlarını kapsayan coğrafyanın eski çağlardaki ismidir.

Bölgenin oluşumu eski Yunan kavimlerinin Anadolu'nun Ege kıyılarında koloniler kurmaya başlamalarından öncesine dayanmaktadır ve bir uygarlık düzeyi yaratmış olan Karyalıların Anadolu'nun bir yerli halkı olduğu konusunda tarihçiler arasındaki mutabakat genişlemektedir.

Herodotos'a göre, Karyalıların ismi efsanevi kurucu kralları Kar'dan türemiştir. Dilbilim araştırmaları Karya dilinin, komşu Lydia (Lidya) ve Lykia (Likya) ve daha kuzeydeki Mysia (Misya) dilleri gibi, Hititlerin ardılı Luvi dilinden türemiş yerli bir Anadolu dili olduğunun kanıtlarını ortaya koymuştur. Bizzat Karyalıların Anadolu'nun yerlileri olduğu inancını taşıdıkları yine Herodotos tarafından belirtilmektedir.

Homeros, İlyada Destanı'nda, sonradan bir Ionia (İyonya) kenti haline gelen Milet'in (Miletos; Balat) Troy Savaşları zamanında bir Karya kenti olduğunu belirtmektedir.

Bizzat Karyalıların, Anadolu'nun daha eski bir halkı (Hint-Avrupa kavimleri öncesi) olan Lelegler ile henüz tabiatı tam olarak belirginleştirilememiş bir ilişkileri olduğuna dair işaretler bulunmaktadır. Halikarnassos yakınlarında bulunan Theangelaisimli yerleşimin yurttaşı Philippos’un eserinden Karların toplum yapısı içinde Leleglerden üstte yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde Karyalıların Ege Adalarına yayıldıkları ilk yüzyıllarında Leleglerihakimiyetleri altına almış olabilecekleri düşünülmektedir. Yunanistan'ın en eski sakinleri olan Pelasgların ardılı olabilecek Lelegler hakkında Strabon, Karyalıların ve Leleglerin aralarında birbirlerini ayırd edemeyecek ölçüde karışmış olduklarını yazmaktadır. Buna göre eski Yunanlıların yayılmasıyla Karyalılar ve Lelegler bir arada Anadolu'ya çekilmişlerdir. Yine de, Leleglerin en azından bir kısmının uzun süre özgün bir kimlik taşıdıkları, Mausolos'un Halikarnassos'u başkent edindikten sonra çevredeki isimleri bilinen sekiz Leleg yerleşimlerinden altısının nüfusunu yeni başkentine yerleştirmiş olmasından anlaşılmaktadır. Ayrıca Karya bölgesi içinde, bölgenin Likya sınırlarında yer alan Kaunos (Dalyan) şehrinin halkı, Girit adası ile ilişkili olması muhtemel özgün bir etnik kimliğini Karya tarihi boyunca korumuştur.

Karia

 

Kar veya Karya kelimelerinin etimolojisi henüz kesinlik kazanmamıştır. Karya sözcüğünün, Luvi dilinde "uç ülke, sarp ülke" anlamına gelen "karuwa" sözcüğünün eski Yunancaya geçmiş şekli olduğu düşünülmektedir.

Karyalılar, Homeros, Herodotos ve Strabon’un yanı sıra, Tevrat'ta ve ayrıca paralı asker olarak Mısır hiyeroglif yazıtlarında da anılmaktadır. Hitit metinlerinde ise Karya bölgesi ve halkı “Karkiya”, Babillilerce “Karsa”, Elami ve eski Pers dilinde “Kurka” olarak anılmaktadır.

Karya MÖ 11. yüzyıldan MÖ 545'e kadar bağımsızlığını muhafaza etti ve özellikle başlangıçta denizcilikle uğraştılar. Kıyılarda eski Yunan kolonilerinin kurulmaya başlamasından sonra da, iç bölgelerde Karya hakimiyeti ve kültürü devam etti.

MÖ 545 sonrasında Karya Pers İmparatorluğu'nun Karkasatraplığı haline gelmiştir. Yerli hanedanın ve Pers satrapının yaşadığı en önemli şehri Halikarnassos (Bodrum) olmuş, diğer önemli yerleşimleri arasında Mylasa (Milas), Latmos Herakleia'sı (günümüzde Bafa Gölü üzerindeki Kapıkırı köyü), Pisidia Antiokheia'sı (Isparta, Yalvaç), Myndos (Gümüşlük), ve Alabanda (Aydın, Çine) yer almıştır. Bir Karya mermer ocağı olarak kurulmuş Aphrodisias da, MÖ 39 yılı sonrasında Roma’dan aldığı imtiyazlar sayesinde önemli bir gelişim göstermiş, önemini Bizans İmparatorluğu dönemine kadar sürdürmüş bir antik çağ merkezi haline gelmiştir.

Tarihi kayıtların özellikle Pers işgalinden ve Perslerle eski Yunanlılar arasındaki savaşların sürdüğü dönemde zenginleşmesi nedeniyle Karya tarihinin daha iyi bilinen dönemi MÖ 6. yüzyıl sonrasıdır. Bu dönemde ilki Halikarnassos'ta (Bodrum) hüküm sürmüş, ikincisi ise Mylasa (Milas) merkezli kurulduktan sonra Karya'nın bu en avantajlı liman kentine sonradan taşınmış iki hanedan öne çıkmıştır. Idyma'da (Akyaka) üçüncü bir hanedanın hüküm sürmüş olabileceğine dair ihtimaller öne sürülmektedir.

Karyalı hanedanlar arasında Salamis Deniz Savaşı'na (MÖ 480) katılmış Artemisia I, Pers yönetimi altında askeri komutanlık yapmış Hekatomnos (MÖ 380 öncesi), sırasıyla Karya ülkesini yönetmiş, mozolesi (Mausolleion) ile ünlü Mausolos (MÖ 377-353), oğulları Idrieus (MÖ 351-344) ve Piksodaros (MÖ 340-334) ve kızları II. Artemisia (MÖ 352-350) ve Ada (MÖ 344-340 / 334 sonrası) sayılabilir.

Roma İmparatorluğu döneminde ismini duyurmuş bir Karyalı da MS 49'dan itibaren birkaç olimpiyatta şampiyonluk elde eden boksör Melankomas olmuştur.

Ticari niteliği en yüksek incir meyvesi cinsinin beşiği ve merkezi Karya bölgesinde olduğundan, bu "düz incir"in (commonfig) ismi, bugün halk arasında "Aydın inciri" denildiği gibi, botanik bilimine "Ficuscarica" şeklinde geçmiştir.