Mavi zeminde gerçekleştirilen deniz tabanı görüntüsü ise bizlere teknenin ilk kez görüldüğündeki halini yansıtmaktadır… Burada geminin alt kısmı Suriye, Mısır ve Kıbrıs’tan yüklenen yüklerin nasıl taşıdığını göstermesi açısından açık olarak yapılmıştır…

“Dünyanın bilinen en eski batığı” olarak tanımlanan Kaş – Uluburun açıklarında ki batık Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin en önemli özel sergilemesidir. Milattan Önce 14’yüzyıla tarihlenen batık ilk kez Bodrumlu süngerci Mehmet Çakır tarafından görülmüş. Bodrum Müzesi tarafından 1982 yılında gerçekleştirilen ilk bilimsel dalışın ardından 1984 -1994 yılları arasında on yıl süren kazıları Texas AM Üniversitesinden George Bass ve daha sonra Cemal Pulak başkanlığındaki heyet tarafından gerçekleştirilmiş… Konservasyon, laboratuar, araştırma ve tarihlendirme çalışmaları da Texas AM Üniversitesi tarafından sonuçlandırılmış… Batıkta 365 bakır külçe, 1 ton kalay külçe ve yüz testi içinde bulunan reçine ana kargoyu oluşturmaktaydı… Uluburun Batığı’nın çok kıymetli buluntuları üçüncü ve “Hazine Odası” tabir edilen salonda ziyaretçilere açık…

Bu salonda kilden yapılmış çok sayıda kaplar, amforalar ve günlük yaşamda kullanılan yemek ve saklama kapları hemen göze çarpmakta. Bunların yanında vitrinlerde bol miktarda bakır külçeler ve çeşitli cevherler, farklı el aletleri, kılıç, kama gibi korunma ve saldırı aletleri, kaba görünümlü sayılabilecek bir takım av aletleri, balık tutmak için olta ve zıpkınlar sergilenmekte. Bir başka vitrinde ise bu kaba işçiliğe tezat çok ince işçilik gösteren Suriye- Filistin heykelciği de gözümüze çarpmakta… İlk ahşap kitap örneği büyük olasılıkla alış veriş envanterini veya bir hediye sertifikasını saklamaktaydı. Ticarette kullanılan çeşitli sürme mühürler, süs eşyaları ve benzeri Suriye’de bulunan altın çıplak tanrıça heykeli kabartmalı kolye, şarap kadehi ve altın ziynet eşyaları…

Çeşitli mühürler yanında Mısır Kraliçe Nefertiti’nin eşiz altın mühürü de sergilenmekte… Külçeler, kilden yapılmış gösterişli süs eşyaları ve eksik parçaları bulunamamış kil kaplar… Bir başka vitrinde fildişi ve su aygırı dişinden süs eşyaları… Geminin birebir replikasından önce küçük ölçekli maketi yapılmış ve buradan yola çıkılarak şimdi sergileme gerçekleştirilmiş.

Uluburun batığı National Geographic dergisi tarafından 1987 yılında Kapak konusu yapılarak dünyaya duyurulmuş iç sayfalarda ise Prof. Dr. George Bass’ın geniş bir yazısı yer almıştır… Bu tarihten sonra günümüze kadar Uluburun batığı çekiciliği giderek artarak gündemde kalmıştır…


man
Yorum Ekle