Kapıdağ Yarımadası; Karya, Lissai ve Lydai Antik Kentlerini kapsayan, birbirinden bağımsız, çokça dağınık ama çok keyifli bir tarihi rotaya sahip. Antik dönemdeki adıyla Krya, bir çok tarihçiye gore de Karya; kimi araştırmacılara göre de Lykia Kenti bu antik yerleşimin en ünlüsü. Hatta Taşyaka’da bulunan kaya mezarları, buranın bir Lykia kenti olduğunun da en büyük ispatı gibi görünüyor.

Kapıdağ Yarımadası’ndaki antik yerleşim yerleri turunuz boyunca Krya’nın güneybatısında, Kargın gölünün güneyinde Lissa kalıntıları, Fethiye körfezinin batı ucunda ise Lydai kent kalıntıları çıkacak önünüze. Bizans döneminde önem kazandığı sanılan Lydai’de de bu döneme ait kalıntılar göreceksiniz. 

Kapıdağı içinde kalan tarihi yerler Krya, Tarihçi Plinus, Ptolemaios, Step-Bynzitinus ve Stadiasmus tarafından Karya, diğer tarihçiler tarafından da Likya şehri olarak gösterilmiştir. Bu değişiklik şüphesiz yine politik sebeplerden oluşmuştur. Krya’nın Antik Tribüt listesinde Likyalılar’dan ayrı kaydedilmiş olması da bunu göstermektedir. Fakat Taşyaka da olması gereken kaya mezarlarının mevcudiyeti, burada Likyalılar’ın iskanına bir işaret sayılabilir. Bu duruma göre burası da geç devirler de, muhtemelen Perikles zamanında Likyalılar’a dahil edilmiştir.

Karya’nın güneybatısında, Kargın Gölünün güneyinde eski Lissanın kalıntıları, Bent tarafından bulunmuştur. Kalıntılar duvarlardan ibaret olup, mezara rastlanmamıştır. Burada kesme kaya üzerinde Karca harfleriyle bir kitabe tespit edilmiştir. Kitabeye göre Lissa’nın güneyinde Lydai’nin kuzeyinde, Lydai’nin bir köyü olan Arymaxa’nın bulunduğu anlaşılmıştır. Bizans devrine sahip olanlar da müstesna bir yapı izi kalmamıştır. Arymaxa’nın güneyinde Fethiye körfezinin batı sahilinin en ucunda Lydai şehrinin kalıntıları, yine Bent tarafından keşfedilmiştir. Bugünkü Kapıdağı’nın güneyine rastlayan bu yerde Bizans devrine ait kalıntılar yer almaktadır. Bu sebeple bölgenin bilhassa Bizans devrinde önem kazanmış olduğu anlaşılmaktadır.


man
Yorum Ekle