Neredeyim?


Gülümse. Denizden 850 metre yükseklikte kurulu nefis bir yayladasın; Kavaklıdere'desin! Muğla'nın bu güzel ilçesinde; yemyeşil bitki örtüsü, doğal su kaynakları ve bakir manzarasıyla, yayla turizmi için dünyanın belki de en güzel coğrafyasındasın.

Rivayete göre Kavaklıdere, adını, içinden geçen dereden ve etrafının yöre halkının ‘Kavak’ adını verdiği çınar ağaçlarıyla çevrili olmasından alır. Aydın-Muğla karayolu üzerinde, Çine vadisini aşıp Yatağan’a yaklaştığınızda yol kenarındaki açıklıklarda çeşitli el sanatları ürünlerinin ve süs eşyalarının yer aldığı tezgahlar gözünüze çarpacak. Çoğu bakırdan yapılmıştır bunların ve anayoldaki sapaktan yaklaşık 26 km ötedeki Kavaklıdere ilçesinden getirilip burada satışa sunulmaktadır. Bu güzel ürünlerin yapıldığı Kavaklıdere’yi ve ilçeye bağlı Menteşe beldesini görmek için yarım gününüzü ayırmaya değer.

Denizden yüksekliği 700-800 metre olan ve Ormanla kaplı bu iki beldenin sakinleri yörüklerdir. Yörük kültürü düğünlerde, yayla şenliklerinde yaşatılır. Kavaklıdere’de bakır işlemeciliği, kalaycılık, marangozluk, halıcılık gelişmiştir. El sanatları ve süs eşyalarının ünü Muğla sınırlarının ötesindedir. Türkiye’nin her tarafında çerezcilerin kullandığı leblebi tavaları buradan gider. Aydın-Muğla karayolundan yatağan yakınlarındaki Kavaklıdere’ye sapıldığında, Derebağ köyündeki Karia ve Roma dönemlerine ait anfi tiyatro, heykeller ve lamitlerin bulunduğu Hyllarima antik kentini ve Sarıyayla köyündeki tiyatro, sunaklar ve mezarların bulunduğu Kys antik yerlerini gezilebilir.

Kavaklıdere’nin Otantik Bakırcılar çarşısını mutlaka gezmelisiniz.