Tarih


Antik dönemlerde Karia olarak bilinen bölge sınırları içinde yer alan  Muğla’nın tarihi M.Ö 3000’li yıllara kadar uzanmakta.

Bulunduğu konum öylesine kıymetli ve önemlidir ki birçok topluluk bu topraklara egemen olmak için birbirleri ile mücadeleye girmiştir. Muğla ve çevresinin topraklarına tarih boyunca Dorlar, Persler, Büyük İskender ve ardılları,,Rodos Devleti, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu egemen olmuştur.

Türklerin günümüz Muğla ili toprakları üzerindeki egemenliği 13. Yüzyıl ve sonrasında gerçekleşmiştir.

Bölge erken dönemlerden itibaren Kar toplumu tarafından yurt edinilmiştir. Bodrum ve çevresinde ise bugün halen gizemini koruyan Leleg toplumunun yerleşmiş olduğu Antik yazarların eserleri ve arkeolojik buluntular sayesinde bilinmektedir. Bölge, yerleşik halkı olan Karlar’dan dolayı Karia adı ile anılmış ve bu isim Bizans Dönemi’de kadar kullanılagelmiştir.

Muğla ili, Antikçağ’da Karia olarak bilinen bölgenin sınırları içinde kalmaktadır. Yazılı belgeler ışığında kentin adı MÖ 3. yy. ,ve sonrasında “Mobolla”, “Mogola” ve “Mogla” şeklinde isimlendirildi belirlenebilmektedir. Aynı şekilde kentin adı 1889 Aydın Vilayet Salnamesi’nde de “Mobella” olarak geçmektedir.

Antik Mobolla yerleşimine ilişkin kalıntılar Muğla ilinin sırtını yasladığı, günümüzde Masa Dağı veya Asar Dağı şeklinde isimlendirilen yükselti üzerinde yer almaktadır. Muğla Belediyesi tarafından hazırlanan proje kapsamında Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler danışmanlığında yürütülen bir proje ile Antik Mobolla Kenti'nin kale surlarının bulunduğu alana giden 1 kilometrelik patika yol düzenlenmiştir. Ayrıca ziyaretçilerin kolay ulaşımını sağlamak için ahşap basamaklar ile yürüyüş merdiveni oluşturulmuştır ve doğa yürüyüşünü tarih ve arkeoloji ile bezemek isteyenlerin hizmetine sunulmuştur.

Merkez Karia’da bereketli topraklara hakim bir yerleşme olan Mobolla’nın erken tarihi hakkında detaylı bilgiler elde edilememektedir. Yerleşmenin genel tarihi merkez Karia’nın tarihi ile ortaktır. Orta ölçekli bir kasaba olduğu ve Hellenistik Çağ’da olasılıkla MÖ 2. yüzyılda Rhodos’un hegamonyası altına girdiği bilinmektedir. Mobolla’nın aynı zamanda Hellenistik Çağ’da Tabai (Denizli, Tavas) ve bugünkü konumları henüz belirlenememiş diğer kentlerle birlikte Tarmianoi birliği adında bir birliğin üyesi olduğu yazıtlar aracılığı ile tespit edilebilmektedir.

Bu şekilde 1261 yılından sonra Menteşe Beyliğiyle Türklerin eline geçen Muğla, Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlıların egemenliğine geçmiş ve sancak yapılarak, Anadolu Eyaleti’ne bağlanmıştır.


Muğla Müzesi

Muğla Müzesi önceleri ceza evi olarak kullanılmakta iken daha sonra restore edilerek müzeye çevrilmiştir.

Muğla Müzesi

Mobolla Kalesi

Muğla'yı doğu- güney batı yönlerde savunmaya son derece elverişli şekilde inşa edilmiştir.

Mobolla Kalesi

Yarım Han

Han diyince insanın aklına gelip geçen yolcular gelir hep.

Yarım Han

Yağcılar Han

Yağcılar Han Osmanlı döneminde ticaret merkezi amacıyla hizmet vermiş Muğla'nın geri kalan 3 hanından biridir.

Yağcılar Han

Konakaltı Hanı

onakaltı Han 19 yüzyıla ait olup mimarisi ahşap ağırlıklı bir bağdadi yapıya sahiptir.

Konakaltı Hanı

Vakıflar Hamamı

Vakıflar Hamamı tarihi ve geleneksel bir Türk hamamıdır.

Vakıflar Hamamı

Özbekler Evi

Muğla'da bulunan Özbekler Evi eskilerden kalma bir ev olup, geleneksel bir yapıdadır.

Özbekler Evi

Saatli Kule

Saatli Kule'nin mimarı Konstantinoğlu Filvari isimli bir kişinin olduğu bilinmektedir.

Saatli Kule

Kurşunlu Camii

Muğla merkeze ziyarete gelindiğinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi olan bir camidir burası.

Kurşunlu Camii

Pazaryeri Camii

Pazaryeri Camisi'nin giriş kapsının üzerinde bulunan kitabesinde ''Sahib'ül Hayrat Vel Hasenad Muammiri Batıkzade Hacı Ahmet Ağa'' yazılıdır.

Pazaryeri Camii

Şahidi Camii

Bu camiiye Mevlevi Şeyhi Şahidi ismi verilmiş olup Şahid'in mezarı caminin haziresinde bulunmaktadır.

Şahidi Camii