İşte, Milas gezisinin olmazsa olmazı! Eski Milas evlerinin büyük bir kısmı 19. asra ait. 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk yıllarında yapılan evlerden büyük bölümü restore edilerek kullanılmaya devam edilmekte. İki katlı avlulu evlere giriş avludan yapılır. Evlerin ahşap destekli çıkmaları sokağa taşar. Zemin katlar genellikle depo ve kiler olarak kullanılır. Mutfak, tuvalet, ahır avlunun bir köşesindedir. Avludan üst kata ahşap ya da mermer merdivenle çıkılır. İlçe merkezinde Nedime Beler, Murat Menteşe, Selahattin Oğuz, Servet Akgün evleri olarak tanınan evler ise Cumhuriyet'in ilk döneminde Avrupa’dan gelen Macar ve İtalyan mimarların katkılarıyla yapılmıştır. Bu evler Milas evlerinden farklı olarak dışa açık olarak yapılmıştır.
Bu evlerin ekseriya gayrı-muntazam, küçük veya büyük bir avlusu vardır. Eve doğrudan doğruya sokaktan değil, bu avlu vasıtası ile girilir. Sokak üzerinde olan evlerde avlu kapısı evin altında veya yanındadır. İki katlı olan bu evlerin üst kat odaları çıkmalarla sokak üzerine taşarlar. Evlerin zemin katı genellikle depo ve kiler olarak kullanılır; bazılarında ise bir odası işlik veya oturmaya ayrılmıştır. Bu katta sokağa açılan pencere yoktur. Yazın gündelik hayat düzgün taşlarla döşeli, sofanın altındaki taşlıkta geçer. Mutfak, hela, ahır ayrı olarak avlunun bir köşesindedir. Avludan üst kata çoğunlukla devşirme mermer basamaklı merdivenlerle çıkılır.

Evlerin üst katlarında bazen "yaz odası" diye adlandırılan bir odası vardır. Bu oda evin iki tarafa manzarası olan bir köşede olup sokağa ve sofaya açılan pek çok penceresi mevcuttur.

Odaların iki veya üç duvarı önünde, pencereler boyunca altları dolap olarak kullanılan, bundan dolayı "kuzuluklu" denen alçak sedirler uzanır.
 
Gusülhane, yüklük, dolap ve hücreler bölme duvarı önüne yerleştirilmiştir. Kapı kasasının üst kısmında tezyinat olarak kemer şeklinde ahşap bir ilave vardır. Pencere, dolap, yüklük ve kapının üst kenarından bir raf, mahalli tabirle "elmalık", bütün odayı veya üç duvarını çevirir. Bazı evlerde kapının yanında lamba veya saat koymaya mahsus yarım daire şeklinde küçük raflar da görülür. Davlumbazlı ve oymalı alçı ocaklardan bugün 19. yüzyılın ikinci yarısına ait bir iki örnek kalmıştır.

Büyük evlerde gusülhanelerden ayrı hamamlar bulunur. Evin önlük veya divanhanesinden birkaç basamakla "ayazlık" denen etrafı parmaklıklarla çevrili, üstü açık çardaklara geçilir. Yaz akşamları burada oturulur, yemek yenir, hatta yatılır.
 
Üstü sundurmalı avlu kapıları umumiyetle kemerli ve çift kanatlıdır. Avlu kapılarının "kuzuluklu" denen bir çeşidi, sokak kapısı ile yük kapısını bir arada çözümlemiştir. Milas`ta pek yaygın olan bu kapıların sağ kanatlarında bulunan kısmı günlük kullanım içindir. Büyük kapı ancak yüklü hayvanların avluya girmesi veya misafirlerin kabulünde kullanılır.
Milas`ın eski evlerinin zemin katları ve ocaklı duvarları kagir, üst katları ahşap veya yarı ahşaptır. Alt kat duvarları toprak harçlı taş, tuğla ve kiremit parçalarıyla yapılmıştır. Bu tekniğe mahalli olarak "çakır sıvak" denir. Yarım ahşap evlerde çatmaların arası tuğla, kerpiç veya çam çubuğu ile doldurulmuştur. Ahşap veya yarım ahşap duvarların kalınlığı 10-18 cm arasındadır. Üst katların içi ve dışı daima sıvalıdır. Döşemeler ise ahşap olup, iki eski evde döşeme tahtalarını ahşap kirişlere tespit eden büyük başlı çiviler bugüne kadar gelmiştir. Ayrıca, Cumhuriyetin ilk döneminde Macar mimarlar tarafından yapılan evler de görülmeye değerdir.


man
Yorum Ekle