2 bin 400 yıllık Kral Hekatomnos’un Anıt Mezarı, bazı bilim adamlarına göre Tutankhamon’un mezarının bulunmasından bile önemli görülen Anıt Mezarın bulunması, Dünya’nın gözünü Milas’a çevirdi. Anıtsal Mezarın Bodrum’daki Dünya’nın 7. Harikası Mousoloseum’un ilham kaynağı olduğu belirlendi. Hekatomnos Anıt Mezarı ve Kutsal Alanı 2012 yılında Unesco dünya mirası geçici listesinde haklı olarak yerini aldı. 

Gelelim bu muhteşem kültür mirasının tarihine ve etkileyici hikayesine... Pers idaresi altındaki Karyalıların en parlak dönemi Hekatomnidler zamanında başlar. Anadolu, Pers egemenliğine girdiğinde Pers kültürüyle kaynaşmış fakat Anadolulu kökenini kaybetmemiştir. Özgün sanat eserleri ve anıtsal yapılar yükselmiştir. M. Ö. 387’de Hekatomnidler Sülalesi karşımıza çıkar. Sülalenin kurucusu Hyssaldomos’dur. Ardından onu oğlu Hekatomnos izler. 2010 yılına kadar Hekatomnos adına somut bir delil bilim adamlarının elinde yoktu. Ancak 2010 yılında Anadolu’nun en büyük arkeolojik keşfine Milas imza attı. Bu Karia kralı Hekatomnos’un, anıt mezarıydı. Ancak bu mezar bilim adamları tarafından değil, mezar hırsızlarınca soyuldu ve tahribata uğradı. 

Muazzamlığını hala koruyordu. Lahitin ön yüzünde Hekatomnos sunu veya bir veda sahnesiyle betimlenmiş. Arka yüzünde ise oğlu Maussollos aslan avındayken betimlenmiştir. Bu dev anıt mezar muhtemelen Maossolleion’un öncüsüdür. 

Ayrıca lahit odası Klasik çağın zirvesindeki duvar resimleriyle kaplıdır. Zaten Hekatomnosların satrap olmasıyla Yunan sanatı ve mimarlık tarihinde önemli ölçüde patlamaların temelleri atılmış, en ünlü heykeltıraşlar ve mimarlar Karia’ya gelmişlerdir. Bunlara en önemli kanıt Hekatomnos Anıt Mezarı ve Maussolleion’dur. Maussollos’u ölümsüz kılmak için yapılan Maussolleion; hem Hellen geleneği hem de Mısır piramitlerinin etkisi bir de Anadolu motiflerinin etkisiyle sentezlenmiştir. Mimar Pytheus başkanlığında bu yapı bitirilmeye çalışılmıştır. Ancak Maussollos ölünce kız kardeşi ve karısı II. Artemisia kocası için görkemli bir cenaze töreni yaptırmış, sonra da anıt mezarın bitmesi için çalışmaları sürdürtmüştür. Ama II. Artemisia’nın da ömrü yetmeyince sanatçılar ve mimarlar bu büyük eseri bitirmeden işi bırakmamışlardır. Öyle ki sadece kendi ünleri ve sanatın şerefi için para bile almadan bu görkemli anıt mezarı tamamlamışlardır. Anıtın dört bir yanını çevreleyen frizlerde[1] Amazonlar’la Hellenler’in ve yine Hellenler’le Kentauros’ların mücadelesi anlatılmaktadır. Bu frizler en iyi mermerden en iyi sanatçılara yaptırılmış olup figürler hareketli bir görünüme sahiptir. Piramidal çatının etrafı mezarı koruyucu amaçlı aslan, leopar heykelleri muhtemelen vardı. C. Newton Maussolleion’un parçalarını sökerek zırhlı savaş gemileriyle Bodrum’dan İngiltere’ye kaçırmıştır. Geri kalan mimari blokları ise St. Jean Şövalyeleri Bodrum Kalesi’nin duvarlarında kullanmışlardır.


man
Yorum Ekle